![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]()
|
|
![]() |
| Kur'an-ı Kerimle İlgili Bazı Ayet-i Kerimeler | Kur'an-ı Kerim'e Dair Hadis-i Şerifler |
|
[ Kur'an-ı Kerimle İlgili Bazı Ayet-i Kerimeler ] (Bu Kur'an,) Ayetlerini, iyiden iyiye düşünsünler ve temiz akıl sahipleri öğüt alsınlar diye sana indirdiğimiz mübarek bir kitaptır. (SAD / 29.) İşte bu Kur'an, kendisiyle uyarılsınlar, Allah'ın ancak bir tek Tanrı olduğunu bilsinler ve akıl sahipleri iyice düşünüp öğüt alsınlar diye insanlara (gönderilmiş) bir bildiridir. (İBRAHİM/52) (Senden önceki elçilerimizi) Apaçık deliller ve kitaplarla gönderdik. Sana da zikri (Kur'an'ı) indirdik ki, insanlara kendileri için indirileni açıklayasın ve onlar da iyice düşünsünler, diye. (NAHL/44) Bu (Kur'an), insanlar için basiret (nuruyla Allah'a yönelten ayet)lerdir, kesin bilgiyle inanan bir kavim için de bir hidayet ve bir rahmettir. (CASİYE/20) Şüphesiz, bu Kur'an, en doğru yola iletir ve salih amellerde bulunan mü'minlere, onlar için gerçekten büyük bir ecir olduğunu müjde verir. (İSRA/9) Allah uğrunda, hakkını vererek cihad edin. O, sizi seçti; din hususunda üzerinize hiçbir zorluk yüklemedi; babanız İbrahim'in dininde (de böyleydi). Peygamberin size şahit olması, sizin de insanlara şahit olmanız için, O, gerek daha önce (gelmiş kitaplarda), gerekse bu (Kur'an'da) size "müslümanlar" adını verdi. Öyle ise namazı kılın; zekâtı verin ve Allah'a sımsıkı sarılın. O, sizin mevlânızdır. Ne güzel mevlâdır, ne güzel yardımcıdır! (HAC/78) Onlar hâlâ Kur'an'ı iyice düşünmüyorlar mı? Eğer o, Allah'tan başkasının katından olsaydı, kuşkusuz içinde birçok aykırılıklar (çelişkiler, ihtilaflar) bulacaklardı. (NİSA/82) "Ve Kur'an'ı okumakla da (emrolundum). Artık kim hidayete gelirse, kendi nefsi için hidayete gelmiştir; kim de sapacak olursa, de ki: "Ben yalnızca uyarıcılardanım." (NEML/92) Eğer kulumuza indirdiğimiz (Kur'an)'dan şüphedeyseniz, bu durumda, siz de bunun benzeri bir sûre getirin. Ve eğer doğru sözlüyseniz, Allah'tan başka şahitlerinizi çağırın. (BAKARA/23) İşte bu (Kur'an), önündekileri doğrulayıcı ve şehirler anası ile çevresindekileri uyarman için indirdiğimiz kutsal Kitaptır. Ahirete iman edenler buna inanırlar. Onlar namazlarını (özenle) koruyanlardır. (EN'AM/92) Kur'an okunduğu zaman, hemen onu dinleyin ve susun. Umulur ki esirgenmiş olursunuz. (A'RAF/204) Bu Kur'an, Allah'tan başkası tarafından, uydurulmuş değildir. Ancak bu, önündekileri doğrulayan ve kitabı ayrıntılı olarak açıklayandır. Bunda hiç şüphe yoktur, alemlerin Rabbindendir. (YUNUS/37) Ne zaman sen bir işte bulunsan, ne zaman Kur'an'dan bir şey okusan ve siz ne zaman bir iş yaparsanız, o işe daldığınız zaman biz mutlaka üstünüzde şahidizdir. Ne yerde ne gökte zerre ağırlığınca bir şey Rabbinden uzak (ve gizli) kalmaz. Bundan daha küçüğü ve daha büyüğü yoktur ki apaçık kitapta bulunmasın. (YUNUS/61) Biz bu Kur'an'ı sana vahyetmemizle, en güzel kıssaları gerçek bir haber olarak sana aktarıyoruz, oysa sen, daha önce, bundan haberi olmayanlardandın. (YUSUF/3) Eğer kendisiyle dağların yürütüldüğü, yerin parçalandığı veya ölülerin konuşturulduğu bir Kur'an olsaydı (yine bu Kur'an olurdu). Hayır, emrin tümü Allah'ındır. İman edenler hâlâ anlamadılar mı ki, eğer Allah dilemiş olsaydı, insanların tümünü hidayete erdirmiş olurdu. İnkâr edenler, Allah'ın va'di gelinceye kadar, yaptıkları dolayısıyla ya başlarına çetin bir bela çatacak veya yurtlarının yakınına inecek. Şüphesiz Allah, verdiği sözden dönmez. (Veya miadını şaşırmaz.) (RA'D/31) İşte böylece biz onu (Kur'an'ı) Arapça bir hüküm olarak indirdik. Andolsun, sana gelen bu ilimden sonra, onların heva (istek ve tutku)larına uyacak olursan, senin için Allah'tan ne bir yardımcı, dost, ne bir koruyucu vardır. (RA'D/37) Yanınızda olan (Tevrat)ı, doğrulayıcı olarak indirdiğime (Kur'an'a) iman edin; onu inkâr edenlerin ilki siz olmayın ve ayetlerimizi az bir değer karşılığında değişmeyin. Ve yalnızca benden korkun. (BAKARA/41) Hiç şüphesiz, Kur'an'ı biz indirdik biz; onun koruyucuları da gerçekten biziz. (HİCR/9) Şüphesiz biz seni bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak, hak (Kur'an) ile gönderdik. Sen cehennemin halkından sorumlu tutulmayacaksın. (BAKARA/119) Öyleyse Kur'an okuduğun zaman, kovulmuş şeytandan Allah'a sığın. (NAHL/98) De ki: "İman edenleri sağlamlaştırmak, müslümanlara bir müjde ve hidayet olmak üzere, onu (Kur'an'ı) hak olarak Rabbinden Ruhu'l-Kudüs (Cebrail) indirmiştir." (NAHL/102) Andolsun, biz bu Kur'an'da çeşitli açıklamalar yaptık, öğüt alıp-düşünsünler diye. Oysa bu, onların daha uzaklaşmalarından başkasını arttırmıyor. (İSRA/41) Kur'an okuduğun zaman seninle ahirete inanmayanlar arasında görünmez bir perde kıldık. (İSRA/45) Ve onların kalbleri üzerine, onu kavrayıp anlamalarını engelleyen kabuklar, kulaklarına da bir ağırlık koyduk. Sen Kur'an'da sadece Rabbini "bir ve tek" (ilah olarak) andığın zaman, 'nefretle kaçar vaziyette' gerisin geriye giderler. (İSRA/46) Kur'an'dan mü'minler için şifa ve rahmet olan şeyleri indiriyoruz. Oysa o, zalimlere kayıplardan başkasını arttırmaz. (İSRA/82) De ki: Eğer bütün insan ve cin (toplulukları), bu Kur'an'ın bir benzerini getirmek üzere toplansa, -onların bir kısmı bir kısmına destekçi olsa bile- onun bir benzerini getiremezler. (İSRA/88) Biz onu (Kur'an'ı) hak olarak indirdik ve o hak ile indi; seni de yalnızca bir müjde verici ve uyarıp-sakındırıcı olarak gönderdik. (İSRA/105) Onu bir Kur'an olarak, insanlara dura dura okuman için (bölüm bölüm) ayırdık ve onu safha safha bir indirme ile indirdik. De ki: Siz ona ister inanın, ister inanmayın; şu bir gerçek ki, bundan önce kendilerine ilim verilen kimselere o (Kur'an) okununca, derhal yüz üstü secdeye kapanırlar.(İSRA/106-107.) Ağlayarak yüzüstü kapanırlar ve (Kur'an) onların huşularını arttırır.(İSRA/109) Andolsun, bu Kur'an'da biz insanlar için her türlü misali sayıp dökmüşüzdür. Fakat tartışmaya en çok düşkün varlık insandır. (KEHF/54) Ki onlar (kafirler), Beni zikretme (konusun)da gözleri bir perde içindeydi. (Kur'an'ı) dinlemeye katlanamazlardı. (KEHF/101) Biz bunu (Kur'an'ı) senin dilinle kolaylaştırdık, takva sahiplerine müjde vermen ve direnen bir kavmi uyarıp-sakındırman için. (MERYEM/97) Gerçek şu ki kulluk eden bir topluluk için bunda (Kur'an'da) açık bir mesaj (veya gerçek bir çıkış yolu) vardır. (ENBİYA/106) İşte biz Kur'an'ı apaçık ayetler olarak indirdik; şüphesiz Allah, dilediğini hidayete yöneltir.(HAC/16) Bir de, kendilerine ilim verilenler, onun (Kur'an'ın) hakikaten Rabbin tarafından gelmiş bir gerçek olduğunu bilsinler de ona inansınlar, bu sayede kalpleri huzur ve tatmine kavuşsun. Şüphesiz ki Allah, iman edenleri, kesinlikle dosdoğru bir yola yöneltir. (HAC/54) İnkâr edenler, kendilerine o saat ansızın gelinceye, yahut da (kendileri için hayır yönünden) kısır bir günün azabı gelinceye kadar onun (Kur'an) hakkında hep şüphe içindedirler. (HAC/55) İnkâr edenler dediler ki: "Bu (Kur'an) olsa olsa ancak onun uydurduğu bir yalandır, kendisi düzüp uydurmuş ve ona bir başka topluluk da yardımda bulunmuştur." Böylelikle onlar, hiç şüphesiz haksızlık ve iftira ile geldiler. (FURKAN/4) Ve hiç şüphesiz, o (Kur'an), geçmişlerin kitaplarında da vardır. (ŞUARA/196) Doğrusu, bu Kur'an, İsrailoğullarına hakkında ihtilafa düştükleri şeylerin bir çoğunu anlatıyor. (NEML/76) Andolsun, biz bu Kur'an'da insanlar için her örneği gösterdik. Şüphesiz, sen onlara bir ayetle geldiğin zaman, o inkâr edenler, mutlaka: "Siz ancak bâtıl şeyler ortaya atmaktasınız" derler. (RUM/58) İnkâr edenler dedi ki: "Biz kesin olarak, ne bu Kur'an'a inanırız, ne ondan önceki (indirile)ne." Sen o zalimleri, Rablerinin huzurunda tutuklanmış, birbirlerine söz atarlarken bir görsen! Zayıf sayılanlar, büyüklük taslayanlara: Siz olmasaydınız, elbette biz inanan insanlar olurduk, derler. (SEBE'/31) De ki: "Eğer ben sapacak olsam, artık kendi nefsim aleyhine sapmış olurum; eğer hidayeti bulacak olsam, bu da Rabbimin bana vahyettiği (Kur'an) sayesindedir. Şüphesiz O, işitendir, yakın olandır." (SEBE'/50) Sen ancak, zikre (Kur'an'a) uyan ve görmediği halde Rahman olan (Allah) tan sakınan kimseyi uyarabilirsin. İşte böylesini, bir bağışlanma ve üstün bir ecirle müjdele. (YASİN/11) Biz ona (Peygambere) şiir öğretmedik; (bu,) ona yakışmaz da. O (kendisine indirilen Kitap), ancak bir öğüt ve apaçık bir Kur'an'dır. (YASİN/69) (Kur'an,) Diri olanları uyarmak ve kâfirlerin üzerine cezanın hak olması için (indirilmiştir) (YASİN/70) Hayır! Şüphesiz bunlar bir öğüttür. Dileyen ondan (Kur'an'dan) öğüt alır. O, değerli sahifelerdir. Tertemiz kılınmış, yüce makamlara kaldırılmış mukaddes sahifeler. Kâtiplerin ellerindedir. Değerli ve güvenilir katiplerin. (ABESE/11-16) De ki: "Bu (Kur'an), büyük bir haberdir. (SAD/67) Andolsun, biz bu Kur'an'da, öğüt alıp-düşünsünler diye, insanlar için her bir misali verdik (ZÜMER/27) İnkar edenler dediler ki: "Bu Kur'an'ı dinlemeyin ve onda (okunurken) yaygaralar koparın. Belki üstün gelirsiniz." (FUSSİLET/26) Batıl, ona önünden de, ardından da gelemez. (Çünkü Kur'an,) Hüküm ve hikmet sahibi, çok övülen (Allah)tan indirilmedir. (FUSSİLET/42) De ki: Ne dersiniz, eğer o (Kur'an), Allah tarafından ise siz de onu inkâr etmişseniz o zaman (haktan) uzak bir ayrılığa düşenden daha sapık kim vardır? (FUSSİLET/52) Ve şüphesiz o (Kur'an), senin ve kavmin için gerçekten bir zikirdir. Siz (ondan) sorguya çekileceksiniz. (ZUHRUF/44) İşte bu (Kur'an) bir hidayettir. Rablerinin ayetlerini inkar edenler ise, onlar için, en iğrenç ve şiddetli olanından acı bir azab vardır. (CASİYE/11) İman edip salih amellerde bulunan ve Muhammed'e indirilen (Kur'an)a -ki o Rablerinden bir haktır- İman edenlerin (Allah), kötülüklerini örtüp-bağışlamış, durumlarını düzeltip-ıslah etmiştir. (MUHAMMED/2) Onlar Kur'an'ı düşünmüyorlar mı? Yoksa kalpleri kilitli mi? (MUHAMMED/24) Biz onların neler söylediklerini daha iyi biliriz. Sen onların üzerinde bir zorba değilsin; şu halde, Benim kesin tehdidimden korkan ve sakınanlara Kur'an ile öğüt ver. (KAF/45) Andolsun Biz Kur'an'ı öğüt almak için kolaylaştırdık. O halde düşünüp, ibret alan yok mu? (KAMER/40) Şayet biz bu Kur'an'ı bir dağın üzerine indirmiş olsaydık, andolsun onu Allah korkusundan saygı ile baş eğmiş, parça parça olmuş görürdün. İşte Biz, belki düşünürler diye, insanlara böyle örnekler veririz. (HAŞR/21) Allah, onlar için şiddetli bir azab hazırlamıştır; öyleyse ey iman eden temiz akıl sahipleri, Allah'tan korkun. Doğrusu Allah, size bir zikir (uyaran, hatırlatan ve öğüt veren Kur'an) indirmiştir. (TALAK/10) "Elbette biz, o yol gösterici (Kur'an'ı) işitince, ona iman ettik. Artık kim Rabbine iman ederse, o ne (ecrinin) eksileceğinden korkar ve ne de haksızlığa uğrayacağından." (CİN/13) |
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurdu; "Sizin en hayırlınız, Kur'an'ı öğrenen ve öğretendir." - Ravi: Osmân B. Affân (r.a.) *Buhari, Hadis no: 1775 Bu Kur'an, hoşlanmayan için gayet zordur. Ona ısınana ise gayet kolay gelir. Hadisime (söz ve davranışlarıma) gelince, hoşlanmayan için gayet zor, tâbi olan içinse gayet kolaydır. Bir kimse benim hadisimi dinler, hemen hıfz eder ve tatbik ederse mahşerde Kur'an ile haşrolur. Hadis'ime ehemmiyet vermeyen ise Kur'an'ı hor görmüş olur. Kim de Kur'an'ı hor görürse dünya ve ahirette hüsrana uğrar. - Rivayet: Hz. Ebû Mûsa (r.a.) *Ramuz El Ehadis - Sayfa 133, Hadis no:7 Şarkı, oyun ve eğlence kalpte nifakı büyütür. Nasıl ki su otu büyütüyorsa. Nefsim Yed-i kudretinde olan Allah'a kasem ederim ki, Kur'an ve zikir de kalpte imanı büyütür, tıpkı suyun otu büyütmesi gibi !.. - Ravi: Hz. Enes (r.a.) *Sayfa 225, Hadis no:13 Kur'an-ı öğrenin, okuyun ve kolayınıza gelen yerleri okuyun. Muhammed'in (s.a.v) nefsi yed-i kudretinde olan Allah'a yemin ederim ki, onun unutulup gitmesi, bağlı devenin ipinden kurtulmasından daha çabuk olur. Öğrenin, bilin ki, kim bir gecede (veya bir gün içerisinde) 50 ayet okursa, o, gafiller listesine yazılmaz. Kim gecede 100 ayet okursa, abidler arasına yazılır. Kim gecede 200 ayet okursa, ondan Kur'an davacı olmaz. Gecede 500 ila 1000 ayet okuyanlar ise, kendilerine cennette büyük makamlar ihsan edilmiş olarak sabahlar. - Ravi: Hz. Enes (r.a.) *Sayfa 253, Hadis no:13 Kur'an-ı Kerim şefaatçidir ve şefaati makbuldur. Riayet etmeyenlere ise hasım olarak isbatı vücud edecektir. Kim ki, Kur'an'ı öne alırsa, Kur'an onu Cennete götürür. Kim de arkasına bırakırsa onu da Cehenneme sürer. - Ravi: İbn-i Mes'ud (r.a) *Sayfa 227, Hadis no:9 Kur'an okuyan mü'minin misali, ağaç kavunu gibidir. Kokusu da iyi tadı da iyidir. Kur'an okumayan mü'minin misali ise hurmaya benzer. Lezzeti vardır fakat kokusu yoktur. Kur'an okuyan münafıkın misali ise reyhana benzer. Kokusu iyidir fakat tadı acıdır. Kur'an okumayan münafığın misali ise Ebu Cehil karpuzu misalidir. Kokusu yoktur, tadı da acıdır. - Ravi: Ebu Musa (r.a.) *Sayfa 227, Hadis no:9 Kim gençliğinde Kur'an öğrenirse Kur'an onun etine ve kanına karışır. Kim de yaşlılığında tekrar ede ede zorluk çekerek onu öğrenirse o kimseye iki defa ecir vardır (hem zorluk çektiğinden dolayı hem de okuduğundan dolayı) - Ravi: Hz. Ebû Hüreyre (r.a.) *Sayfa 413, Hadis no:9 Bakara suresinde bir ayet vardır ki, Kur'an ayetlerinin seyyididir. Bir yerde okundu mu şeytan orada tutunamayıp mutlaka çıkar. Bu "ayetül kürsi" dir. - Ravi: Hz. Ebû Hüreyre (r.a.) *Sayfa 300, Hadis no:9 Kuran'da bir sure vardır ki otuz ayettir. Sahibine (devamlı okuyana) affedilinceye kadar şefaat edecektir. O sure "Tebarekellezî biyedihil mülk" dür. - Ravi: Hz. Ebû Hüreyre (r.a.) *Sayfa 300, Hadis no:10 Hamil-i Kur'an (Kur'an ehli birisi) öldüğünde, Allah Teala yeryüzüne, onun etini yememesini vahyeder. Arz ise şöyle der: "Ya İlahi, senin kelamın onun içinde iken ben onun etini nasıl yerim?" - Ravi: Hz. Câbir (r.a.) *Sayfa 63, Hadis no:8 Kur'an'a sahip olana, Cennete girdiğinde, "Oku ve yüksel" denir. O da bildiği son Kur'an ayetini okuyuncaya kadar okur ve her ayetle bir derece yükselir. - Ravi: Hz. Ebû Said (r.a.) *Sayfa 513, Hadis no:1 -Sana Allah'tan korkmanı tavsiye ederim. Zira o korku, bütün işlerinin zinetidir. -Sana Kur'an okumanı, Allah'ı zikretmeni tavsiye ederim. Zira o, senin semada anılmana sebeptir, yeryüzünde ise senin için nurdur. -Sükutunun uzun olmasını tavsiye ederim. Ancak hayır söz müstesna, zira bu sükut, şeytanı senden uzaklaştırır. Ve din işinde sana yardımcı olur. -Çok gülmekten de sakın. Çünkü o, kalbi öldürür ve yüzün nurunu giderir. -Cihada mülazemet et, Çünkü o, ümmetimin Ruhbanlığıdır. -Miskinleri, garipleri sev ve onlarla düşüp kalk. Kendinden aşağıdakine bak, yukarıdakine bakma. Zira, sana Allah'ın verdiği nimetleri küçümsememen için bu hal daha uygundur. -Seninle alakayı kesseler de akrabanı ziyaret et. -Acı olsa da Hakkı söyle, Allah yolunda kınayanların kınamasından korkma. -Kendi nefsin hakkında bildiğin şeyler, insanlardan seni alıkoysun. Yaptığın şeylerde onlara üstünlük taslama. -Şu üç hasletin bulunması, kişiye ayıp olarak yeter. Kendi kusurlarını bilmeden, başkasının kusurlarını görmesi, ayni hal kendisinde de olduğu halde, başkalarında utanılacak hal görmesi ve arkadaşına eziyet etmesi. -Ey Ebu Zer! Tedbir gibi akıl, (günahtan) sakınmak gibi takva, güzel ahlak gibi şeref yoktur. - Ravi: Hz. Ebû Zerr (r.a.) *Sayfa 157, Hadis no:4 Müslim'in rivayet ettiği hadiste Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur: "Kim okumak amacıyla Kur'an'ı önüne alırda şu duayı okursa, Allah o kimseye her harf için -elli bin hasene- (sevap) verir." Ey Allah'ım! Sen O'nu hak ile indirdin, o da hak ile indi. Allah'ım Kur'ana rağbetimi büyüt, O'nu gözüme nur, gönlüme şifa kıl. Ey Allah'ım! O'nunla dilimi süsle, O'nunla yüzümü güzelleştir, O'nunla cismimi kuvvetlendir, Sana itaat ederek gecenin derununda, gündüzün belli bölümlerinde O'nu okumayı bana nasip eyle. Beni, Peygamberimiz (sav) ve O'nun hayırlı a-li ile birleştir. Rahman'ın rızası için, ehl-i iman kabirlerinin nurlanması için, bütün peygamberlerin seyyidi güneşi, Allah elçilerinin Ay' ı olan Efendimiz Muhammed (a.s.)'ın (Rahmanın salavatı üzerine olsun) ruhu için , şeytanın kovulması, günahlarımın düşürülmesi için, tevbelerin kabulü için, derecelerin yükselmesi için, cehennemden ateşinden kurtulmak için, imanın devamı ve Rahman'a kavuşmak için; Kur'an okumaya niyet ettim. Ey merhametlilerin en merhametlisi (Senin rahmetini dilerim) Hamd ve övgü, alemlerin Rabbi olan Allah'a mahsustur. |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
![]() ![]() |
![]() ![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
|